Genç Yazılar
Genç Hikayeler
Genç Şiirler
Genç Makaleler
Genç Fikirler
Genç Mizah
Haftanın Genç Yazısı
Genç Yazarlar Komitemiz
Üyelik İşlemleri

mail.jpg (2821 bytes)

Yazılarınızı göndermek için tıklayın

 
Bu yazı 662 kez okunmuştur.
Hayat Kazan!

            

 

Hz. Mevlana mürşid kitap olan “Mesnevi” sinde şöyle bir hikaye anlatır (4/2755):

 

“O, dostla düşmanı ayıramıyor; yanlış ve körcesine tavlayı oynuyordu!

A mel’un, senin kendinden başka düşmanın yok! Günahsızlar düşman olmaz, onlara kinlenme!

Gerçi senin için bu kötü hal devlettir: Sonu let (dayak!) başı dev (koş!) dir.

Sen bu devletten ürküp kaçmazsan baharın güze döner!

Şark da, garp da böyle başları kesilen nicelerini görmüştür!

Doğu ve batı bile ebedi değilken bir kimsenin ebedi olması ne mümkün!..

Halk, korkusundan sana yaltaklandığı için bu yüzden öğünmedesin.

Ama halk, her kime secde ediyorsa, aslında onun canını zehirleyerek yok etmededir!

Secde edenler ondan yüz çevirdi miydi o da onun, öldürücü bir zehir olduğunu anlar!

Ne mutlu, nefsini zelil edene; vay, serkeş olan o dertliye!

Bil ki bu kibirlenme, öldürücü bir zehirdir; kör gönlü, bu şarapla sarhoş olur!

Bir düşkün, zehirli şarabı içince bir an gaflet içinde neşeden coşar ama,

Bir müddet sonra zehir, canına tesire başlayıp onu derde, kahra esir eder.

Eğer onun zehrine inanmazsan, o zehrin, Ad kavmini nasıl helak ettiğini gör!

Çünkü bir padişah, bir başka padişahı eline geçirdi mi onu ya öldürür veya hapseder!

Fakat bir düşkün hastayı bulsa onun derdine merhem olup ihsanlarda bulunur!

Bu kibirlenme, bir bela zehri değilse padişahın, padişahı hatasız yere öldürmesi niçin?

Bir hizmeti olmayan hastaya şefkati neden? Bu iki halden sen zehri anla!

Yol kesen, hiç yoksulun yolunu kesmez! Kurt, ölü kurdu ısırmaz!

Hızır Aleyhisselam gemiyi, zalim şah eline geçirmesin diye kırıp tahrip etti.

Madem kırık olan kurtuluyor, sen de kırıl! Emniyet yoksulluk içindedir, sen de yoksul ol!

İçinde bir miktar madeni olan dağı, kazma darbeleri parça parça eder.

Kılıç, boynu olana vurulur! Gölge, yerlere düşmüştür; bu yüzden o, yaralanıp incinmez!

Kibirlenmek, neft ve ateştir, a kardeş, onu mesken edinme!

Her ne ki yerle birse okların o, hedefi olmaz!

Ama ansızın yerden baş kaldırınca o da hedef gibi yaralanır!

Bizlik ve benlik, halka merdiven gibidir, sonunda ondan düşmek mukadderdir!

En üste çıkanın düştüğü zaman kemikleri daha fazla kırılır!

Bunlar fer’lerdir, asıllara bak! Büyüklenmek, Hakk’a şirk koşmaktır, sakın!

Ölümü ihtiyar edip hayat kazan. O’nun mülküne ortaklık azgınların vasfıdır.

Ama O’nunla dirildin mi saflaşırsın; tam bir birlikle ortaklık kalmaz.

Bunu, ameller aynası anlatır; lafla, sözle anlaşılmaz!

Gönüldeki sırdan söz edecek olsam, işin gerçeği çok ciğerleri kan eder!

Artık yeter, bu kadarı arifler için kafidir.”

 

Ne dersiniz? Kafi gelir mi bize?

 

 

                                                                                              

 

Belirtilmedi
Bu yazıya oy verin < çok iyi > < iyi > < orta > < vasat > < kötü >
 
Genç yazarlar Kulübü / Web Tasarım : Orhancam