|
|
|
Bu yazı 4239
kez okunmuştur. |
| Bireysel Yeterlilik |
Bireysel Yeterlilik
Kendi kendine yetebilmek "gücün" simgesidir. Hayatın zorluklarına karşı tek başına hayatta kalmayı başarabilmiş kişinin "erdemidir". Bireyin kendini tam "bağımsız" hissetmesini sağlar. Çünkü bu kişi kimsenin yardımıyla şu an bulunduğu noktaya gelmemiştir. Onun başarılarının altında kendinden başkasının imzası yoktur. Diğer kimselerin de onun bu başarısında hak iddia etmeye hakkı yoktur. Bireysel yeterlilik, kişinin inatla devam ettirdiği, kendine uymayan bir özellik değildir. Bu tür bir erdem ancak uygun profilde yaşatılabilir. Bireysel yeterlilik, doğuştan gelmez, bir kimsenin hayatı boyunca benimsediği bir görüşü yansıtır ve keyfe göre bırakılamaz. Kendi kendine yetebilmenin baş koşulu "iradedir".
Bireysel yeterlilik, bir "öncelik" meselesidir. Hayatın en küçük bir zorluğunda topu başkalarına atmayarak, ilk önce kendi çabalarıyla bir yere gelmeye çalışan insanın mücadelesini gösterir. Tabii ki bu yolda boy yetmeyen engellerle karşılaşılacaktır. Böyle bir iradenin aşamayacağı engel yoktur. Ne tür bir zorluk olursa olsun, kendine yetebilen bir insan ne olduğunun farkındadır. Kendi seçimlerinin arkasında durur ve batsa bile kendi kararlarıyla batmış olur. Yükseldiğinde yine aynı şekilde kendi tercihleriyle yükselir. Mükemmel insan yoktur, sözüyle insanı küçülten kolektivist etik ve altruizm etiği yanılmıştır. Mükemmel insan vardır ve kendine yetebilen bir insan mükemmelliğin ilk adımını atmış olur.
Şimdi bireysel yeterliliğin bilinçli asosyellikle olan ilişkisini açıklamak istiyorum. Arkadaşlıkta yardımın amaç değil gereklilik olduğunu belirtmiştim. Kendi kendine yetebilme durumu, kişinin değer yargılarıyla ilgili kararlarını temel alır. Hayatın akışı içinde önemsiz kararların ve yardım isteklerinin bireysel yeterlilikle alakası yoktur. Mesela bulamadığın bir şarkıyı arkadaşının bulmasını istemek gibi. Bu tür durumların basitliği, bireysel yeterliliğin kapsamına giremez. Ama mesela, yetiştiremediğin bir ödevi, senin yerine arkadaşının yapmasını istemek bu alana girer. Bu tür bir yardım kişinin, işine yaptığı ihanet ve saygısızlıktır. Böyle bir insan ileride kendi alanında yükseldiğinde, başarısını kendine mal edemez. Arkadaşlık, bu tür "parazitliklerin" yardımlar derneği değildir. Arkadaşlığı böyle bir sığınak olarak gören kimseler, yani arkadaşlığın amacını yardım etmek olarak görenler, bireysel yetersizliğin had safhaya vurmuş üyeleridir. Kendi kendine yetebilen insan, düştüğü günden korkmayan insandır çünkü o düşüş bile kendine aittir. Aynı hayat felsefesine sahip kimseler birbirlerine yardım ederlerken olaya kişisel bakmazlar. Bu kimselerin hepsi bireycidir ama savundukları görüş ortaktır bu yüzden karşılarındakine edecekleri yardım kendi görüşlerinin bir savunusu niteliğindedir. Bu yardım, arkadaşlarının yaptığa işe saygılarından ötürü doğar. Bu işi devam ettirebilmesi için ona yardım ederler ama işi onun yapmamasını kabullenerek değil. Zaten bireyci bir insan da böyle bir yardımı kabul etmez.
Arkadaş, kötü günde yanında olan kimsedir ama belirli bir standart içinde. Arkadaş, kısa süreliğine senin yerine geçen kimse değil, kendi benliğini korumanı sağlayan kimsedir ve yardımları da bu yönde olur. Kendine yetebilen bir insan, yalnızlıktan korkmaz ve bilinçli asosyellik durumunda sadece kara gün dostu olsun diye sahte arkadaşlıklar kurmaz. O, yalnız kalmanın asaletini bilir ve doğru insanı ya da insanları buluncaya kadar ahlak felsefesini korur.
Gizem Aksoy, 1.21.9 Akıldışı Bir Toplumda Bilinçli Asosyellik Tüm Hakları Gizem Aksoy’a Aittir. |
|
Belirtilmedi
|
|
|
| Yorum
yapanın Adı: |
|
evet |
| 1-yazınız gerçekten yerini bulmuş olmakla beraber gerçeğide yansıtmakta çok teşekürler önenç |
| |
|