Genç Yazılar
Genç Hikayeler
Genç Şiirler
Genç Makaleler
Genç Fikirler
Genç Mizah
Haftanın Genç Yazısı
Genç Yazarlar Komitemiz
Üyelik İşlemleri

mail.jpg (2821 bytes)

Yazılarınızı göndermek için tıklayın

 
Bu yazı 974 kez okunmuştur.
Akıldışı Bir Toplumda Bilinçli Asosyellik
AKILDIŞI BİR TOPLUMDA BİLİNÇLİ ASOSYELLİK

Her ne kadar başlıkta konunun anahtar kelimesi vurgulansa da yanlış anlaşılmaları önlemek için bunun altını tekrar çizmek istiyorum. Tüm anlatım boyunca savunacağım görüşler “akıldışı” bir ortamda yaşıyorsanız geçerlidir. Böyle bir ortamın tanımı görecelidir ve sizin değer yargılarınız ön planda tutularak oluşturulur. Konunun tamamı belirli bir ahlak felsefesini baz alarak anlatılmayacaktır çünkü herkesin bireysel ahlak felsefesi ve ortam oluşturma kuralları farklıdır. Bu cümlenin altındaki anlam sadece bir görüşe karşıdır o da kolektivist etiktir. Paragraf Sonu Dip Not: Benimsediğim felsefenin Ayn Rand’in felsefesi olan “Objektivist Etik” olmasından dolayı, “Bilinçli Asosyellik”i oluştururken de bu etikten esinlendiğim görüşlerin olduğunu kabul etmek isterim.

Neden Arkadaş?

Bilinçli Asosyelliği tanımlamadan önce niçin arkadaşlara ihtiyaç duyduğumuzu açıklamanın daha doğru olacağını düşünüyorum. Bir arkadaş, sizin yalnızlık duygunuzu kapatma ihtiyacınızdan dolayı yanınızda değildir ya da olmamalıdır. Bir arkadaş, sizin eksik olan özelliğinizi doldurmak için orada değildir. Bir arkadaş, “bana yardım et!” diye sümük salya akıtarak peşinden koştuğunuz kişi değildir. İnsanlar bu gibi durumlarda “kendi kendine yetebilme” özelliğini geliştirmelidir. Her yardım anında çevreye bakınmak, kişi de “bireysel yeterliliğin” eksikliğini gösterir. Arkadaş, günün en ilkel tanımıyla, yanında eğlenebildiğiniz kişidir! Bu cümledeki eğlenmek, sözlük anlamında kullanılmamıştır. Arkadaşlık, belirli bir dünya görüşünü ve değer yargılarını içeren "bilinçli bir eylemdir". Rasgele birliktelikler arkadaşlık sayılamaz. Bahsettiğim şey, aynı hobilere sahip olmama durumu gibi basit bir örneğe indirgenemez. Arkadaş, yanınızda olmasından gurur duyduğunuz kişidir çünkü o kişi aslında "siz"sinizdir. Bir insan kendi değer yargılarının yansımasını karşısında gördüğü kişiyle birlikte olur. Arkadaşlık bir "sadaka" değil, "ödüldür". Böylece arkadaşlık "özsaygıyı" gösterir. Bir arkadaşa ihtiyaç duyulmasının sebebi bireyin kendisine olan özsaygısını kanıtlama istediğidir. Bu tür bir amacın dışındaki birlikteliklerde bireyin çevresindeki "kuru kalabalık", kişinin kendine yaptığı "haksızlığı" ve "saygısızlığı" gösterir.

Arka+daş?

Günümüzde yapılan en büyük yanlışlardan biri “arkadaş” sözcüğünü eklerine ve köklerine ayırarak incelemektir. Arkadaş sözcüğünü arka+daş olarak incelemekten bahsediyorum. Mesela yoldaş dendiğinde, yol arkadaşı denilmek istendiğini biliyoruz. Bu tanımdan yola çıkarsak, arkadaş da, arkanı kollayan kimse anlamına gelmektedir. İşte tüm yanılgılar burada başlıyor daha doğrusu bu tanımın çarpıtılmasıyla ortaya çıkıyor. Sözcüğü bu şekilde parçalamak, arkanda olan kişinin ne gibi durumlarda arkanda olması gerektiğiyle ilgili bir açıklama yapmıyor ve çoğu kimsenin bu tanımı hatalı olarak algılamasına neden oluyor. Bir kişinin arkadaşına her durumda körü körüne inanması, hatalı tanımlardan biri. Bir arkadaş, her zaman yanında olan insan değildir. Böyle bir düşünce, dürüst olmayan bir ilişkiyi beraberinde getirir. “Ben buyum! Arkadaşın olduğum için beni kabullenmen gerekir!” gibi asilikler bu görüşün bir sonucudur. Böyle çelişkilere düşülmemesi için “Neden Arkadaş?”ta ki sonucu benimsemek gerekiyor. Eğer bir insan kendi görüşündeki insanlarla birlikte olursa bu gibi isyanların o arkadaşlıkta yeri olmayacağı çok açıktır. Çünkü böyle kimselerin görüşleri "çakışmaz". Görüşler çakışmadığı için gereksiz kabullenmelerin bu arkadaşlıkta yeri olmaz. Arkadaş, aynı görüş altında, farklı görüşlere(sizin görüşlerinize uymayan görüşlere) karşı arkanızda olan kişidir. Böyle durumlarda birbirlerini kollayan kişiler, aynı takımı oluşturur.

Bilinçli Asosyellik?

Bilinçli Asosyellik, bir insanın değer yargılarına uymayan yargılara sahip insanlarla kesinlikle birlikte olmaması gerektiğini savunur. Anın sıkıcılığından kurtulmak için mevcutla idare etmek insanın kendine ve karşısındakine yaptığı en büyük saygısızlıktır. Böyle durumlarda insan yalnız kalmaktan korkmamalıdır. Dengesiz bir ilişkiye başlamak "son kullanma tarihi" olan bir arkadaşlığı etiketler. Böylece tüm geçirdiğiniz zaman vakit kaybı olmaktan öteye gidemez. Kalıcı bir birliktelik bu tür bir dengesizlikle sağlanamaz. Doğru kişiyi bulana kadar geçici bir yalnızlık kendi kendine yetebilen bir insan için acıyla eş anlama gelmez, onun toplumdan dışlandığını göstermez ve gereksiz depresyonlara girmesine neden olmaz. Çünkü bu insan kendi görüşlerinin doğru olduğunu bilir ve onlara güvenir. Yalnız kalmanın sorunlu bir “birliktelik” olduğunu düşünen kimseler, kolektivist etiğin ahlaksız savunucularıdır. Birliktelik, insanın kendi kendine yetmesini simgeler.

Yardım Anı, Hobiler ve Diğer Önemsiz Ayrıntılar?

Görüş birlikteliğinin dışındaki farklılıklar önemsiz ayrıntıları oluşturuyor. Mesela farklı hobiler gibi. Böyle farklılıklar kabullenilebilir öğelerdir. Bir arkadaşlıkta kabullenilebilir tek ayrıcalık budur. Yardım etmek arkadaşlığın "amacı" değil, "gerekliliğidir". Arkadaşlığın amacını yardım etmek olarak belirleyen kişilerin en büyük korkusu, arkadaşının olmaması değil, yetersizlik durumunda ona yardım edecek birinin olmamasıdır. Böylece arkadaşı olan insan onun için ancak "kullanılmaya değer bir enayidir". Zaten çoğunlukla, bir şeyin üstesinden kendi başına gelmeyi öğrenebilmiş bir insan, yardım konusunda endişelenmez ve isteyeceği yardım olağanüstü hal durumunda başına gelen bir talihsizliktir, karşısındaki insan da bunu bildiğinden ona seve seve yardım eder. Bir kimsenin arkadaşına yardım etmesindeki mantık, ona acımasından dolayı kaynaklanmaz. Aynı görüş birliğine sahip olan bir insana verdiği "değerden" kaynaklanır. Çünkü o insanı kaybetmek "haklı davasında" diğer görüşlere karşı alınan bir "yenilgidir".

Gizem Aksoy, 1.20.9
Akıldışı Bir Toplumda Bilinçli Asosyellik
Tüm Hakları Gizem Aksoy’a Aittir.
Belirtilmedi
Bu yazıya oy verin < çok iyi > < iyi > < orta > < vasat > < kötü >
 
Genç yazarlar Kulübü / Web Tasarım : Orhancam