Genç Yazılar
Genç Hikayeler
Genç Şiirler
Genç Makaleler
Genç Fikirler
Genç Mizah
Haftanın Genç Yazısı
Genç Yazarlar Komitemiz
Üyelik İşlemleri

mail.jpg (2821 bytes)

Yazılarınızı göndermek için tıklayın

 
Bu yazı 533 kez okunmuştur.
ANTALYA DA 2. OLAN ESERİM; POLİSİN HAYAT DEFTERİ
herkese merhaba ben yeni üye oldum. sıcak bir ortama benziyor. keyifli vakitler geçireceğimi düşünüyorum. yazımın başlığı polisin günlüğündendi sıradan olduğu için burada değiştirdim.

                          POLİSİN HAYAT DEFTERİ

Polisliği vatan için seçip anaları babaları bacıları kardeşleri korumak, bazense bir ağabeylik ablalık yapmak için sevmiştik biz! Ama hep duygusuz diye yorumladılar bizi. Analar bile çocuklarına, yaramazlık yaparsan seni polis amcana veririm diyor.

Bize acımasız, bize can yakan maskesini takmışlar. Biz vahşi olmuşuz biz cani olmuşuz dostlar. Görüyor musunuz anneler? Şimdi sizin çocuklarınız katil olmuş. Görüyor musunuz anneler? Şimdi sizin çocuklarınız uyuşturucu bağımlısı ya da çete başı olmuş. Vicdanımız var diye adımız pisliğe çıkmış gece gündüz demeden sokaklarda güvenliği sağlayan bizler, işimizin stresiyle yaptığımız ufak yanlışlar göze batar olmuş. Gören gözler kör olmuş anneler. Kıyılmış canların ardından yemeden içmeden cinayetlerin faillerini bulduğumuz bizler, o canilere elimizi kaldırdığımızda asıl biz katil olmuşuz! O canım analarımız bizi sokakta bulmadılar ki; ama etten kemikten yaratıldığımız hep unutuldu o üniforma içindeyken. O sevdiğimiz üniformamızı kötüleyerek zehir ettiler çoğu kez bizlere. Ama asla o gururdan vazgeçmedik biz, bizi sevenleri gördüğümüzde. Çünkü bizler bu ülkenin koruyuculuğunu yapma yolunda ilk adımı ilkokul hayatında atıp gitmiştik. Nedense o zamanlar, okuyan adam olur diyen diller şimdi bize kötü gözle bakar olmuş, sırf Türkiye’min insanlarını, Türkiye’min canlarını koruduğumuz için. Oysa bize taş atanlara, canımıza kastı olanlara kaç defa koruyuculuk yapmıştık?  Kaç defa onlara yardım eli uzatmıştık? Nedense ekmek parası uğruna canımızı ortaya koyduğumuz hiç bilinmek istenmiyor! Yeri geldiğinde kendi ihtiyaçlarımızı karşılayamaz oluyoruz. Hatta kendi öz ve öz çocuklarımızın ihtiyaçlarını karşılayamaz oluyoruz.

Çocuğumun canı bir şey istiyor ve bana söylüyor. Baba bana şunu alır mısın? Bizse içimizde bir üzüntü ile oğlum, yeteri kadar paramız yok diyoruz ve susuyoruz. Söyleyin dostlar bizim ciğerimiz yanmıyor mu? Ben istemez miyim oğlumun istediğini alayım? Oğlumun yüzünü güldüreyim? Oğlum ise olsun baba en azından sen bizi koruyorsun deyip beni teselli etmeye çalışıyor.

Saat gece yarısını gösterdiğinde ise eşim bana dua ediyor Allah’ım ne olur kocama bir şey olmasın yine sağsağlim bu kapıdan içeri girsin diye. Ben eve girdiğimde ise eşim beni kapıda sevgiyle beklemekte ben ise Allah’ıma şükretmekteyim. İşte polisin farkı buradadır. İşte polisin sevgisi bu noktada diğer insanlardan çok farklıdır. Çünkü diğer ailelerin eşleri o gün eve gelme şansı var. Fakat bizim işimiz hiçte belli değil. Bir bakarsınız silahlı çatışmada oluruz, bir bakarsınız cinayet yerinde oluruz. O cesetleri sadece bir doktor görür, bir de biz görürüz. İşte o zaman anlarız sevgiyi de üzüntüyü de kederi de. Bir bakarız yerde yatan parçalanmış cansız bedene bir de kendimize bakarız. Belki orada bizde olabilirdik. İşte o zaman anlarız sevgiyi. O zaman anlarız ölümün ne demek olduğunu. O zaman anlarız dostluğu. Aniden bir annenin sesi duyulur oğluumm diye. İşte biz o zaman anlarız ailenin ne demek olduğunu. Sonra bize sorar ne için öldü diye? Ne için öldürüldü diye? Yine o zaman anlarız insanların bize ihtiyacı olduğuna. Biz mesleğimizi işte bu yüzden seviyoruz.

Soruyorum sizlere; sizler kaç defa yerde yatan cansız bir beden gördünüz? Sizler hayatınızda kaç defa cana kastedenlere dur demek için ölüm kokulu yollardan geçtiniz? Kaç defa rüyanızda bir kişiyi kurtaramamanın acısını gördünüz? Kaç defa uyuyamadınız? kaç defa arka sokaklardan kundaklı, çaresiz bebeleri topladınız? Sizler kaç defa yarına sapasağlam çıktığınız için şükrettiniz? Bizler sizlerden daha yakınız ölüme her geçen gün. Ama bizim öldüğümüz günde ise “ şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganı atılacak. İşte size son sorum; Bu sloganı atana kadar mı böyle davranacaksınız bize?
Belirtilmedi
Bu yazıya oy verin < çok iyi > < iyi > < orta > < vasat > < kötü >
Yorum yapanın Adı:   evet
1-yazıyı yazan kişi melih kaya
 
 
Genç yazarlar Kulübü / Web Tasarım : Orhancam