Genç Yazılar
Genç Hikayeler
Genç Şiirler
Genç Makaleler
Genç Fikirler
Genç Mizah
Haftanın Genç Yazısı
Genç Yazarlar Komitemiz
Üyelik İşlemleri

mail.jpg (2821 bytes)

Yazılarınızı göndermek için tıklayın

 
Bu yazı 327 kez okunmuştur.
Kıyamet (devam)

Babasını bırakamazdı.Bu  düşünceyi aklına bile getirmek istemiyordu.Kelimeler ağzından dökülüverdi.

-Siz gidin.Ben babamla burada kalmalıyım.İyi şanslar.

Gözleri dolmuştu.Babasını yanına oturdu.Onun gözlerine bakıyordu.Ne durumda olduğunu anlamaya çalışıyordu ama   babasının gözlerine sanki  görünmeyen bir perde çekilmişti.Gözlerinin arkasındakileri  göremiyordu.Bu durum  Cemin içini burkmuştu.Onları burada bırakamazdı.Göz göre göre  Pelini  ölüme terk edemezdi.

-Olmaz  Pelin.Sizde gelmelisiniz.Burada kalamazsınız.

Pelin umutsuz gözlerle ona baktı.

-Babamı görüyorsunuz.Onunla  ilerleyemem.Siz de boşu boşuna tehlikeye girmiş olursunuz.Babamı bırakmayı ise düşünemem bile.Ölürüm daha iyi.

Onun bu sözleri  Cemi  çok etkilemişti.Birden annesi aklına geldi.Bu durumda annesi olsaydı oda  annesini  bırakamazdı.Bir çıkış yolu aramaya başladı.

-Cem  benim bir fikrim var, dedi Esra.

-Biz   üçümüz  arabanın yanına gidelim.Sonra tekrar buraya dönüp onları alabiliriz.

Esra  heyecan dolu bir ses tonuyla konuşuyordu.Mavi gözleri  faltaşı gibi açılmıştı.

Cem   şaşkın şaşkın onun suratına baktı.

-Evet.Çok iyi bir fikir.Berk sen ve ben  arabayı almaya gidelim.Eğer araba hala ordaysa geri dönebiliriz.

Herkesin içinde yeni bir umut ışığı belirmişti.Berk  kafasıyla  Cemin planını onayladı.Zaten başka çaresi  yoktu.İçerdekilere uymak zorundaydı.Tek şansı  onlarla birlik olmaktı.

-Bence sabah   yola çıkalım.Zaten gün doğumuna birkaç saat kalmıştır, dedi Cem.

Berk   yine kafasını sallayarak   Ceme katıldığını belirtti.Birilerinden görüş almak  veya  birilerine uymak ona göre değildi .İçten içe   öfke  benliğini sarıyordu.Bir şey söylemeden  duvarın dibine oturdu..Başını duvara yaslayıp gözlerini kapadı.Biraz olsun uyumak istiyordu.

İçeriye tekrar sessizlik çökmüştü.Cem  bir duvarın dibine oturup derin bir nefes alıp verdi.Esra  da onun yanına ilişmişti.Cemin içi  kıpır kıpır olmuştu.Esra  yanına geldiğinde  hep bu duyguyu hissediyordu.Kalbi  hemen çırpınmaya başlıyordu.Ona   fena halde tutulduğunun farkına  varmaya başlamıştı.Bir kez daha  hayatın  ne kadar garip olduğunu düşündü.İnsan aynı anda hem  kötü  duygular hem  de eşi benzeri olmayan  hoşlukta  duyguları  nasıl hissedebilirdi.İçinde bulunduğu durumu bir  türlü açıklayamıyordu.Kalbinin yarısı  öfke ve hüzünle diğer yarısı ise sevgiyle doluydu.Yavaşça  başını çevirdi.Esrayla göz göze gelmişlerdi.Genç kızın gözleri  ışıl ışıldı.Berrak , mavi bakışları    Cemin içine  işledi.Gözlerini genç kızdan  kaçırdı.Daha fazla bakarsa  kalbi durabilirdi.

-Esra   biraz uyusan iyi olur.Yarın  zor bir gün olacak.

Esra gülümseyerek    başını salladı.İnce  parmaklarıyla  saçının perçemini  kulağının arkasına attı.

-Haklısın.İyi uykular.

Genç kız  Cemin kendisinden hoşlandığından artık emindi.Bunu hissedebiliyordu.Onun gözlerinde  sevgiyi hissetmişti.Kendini    büyük bir zafer kazanmış gibi gururlu  hissediyordu.Cemin kalbini çalmıştı.Hafifçe  dudaklarını bükerek gülümsedi.Gözlerini kapadı.Kendini   rahatlamış hissediyordu.Başını hafifçe duvara yasladı.Duvarın soğukluğu saç derisine işlemeye başlamıştı bile.Bu soğukluk  onu rahatsız etmiyordu.O  hala  sıcacık duygularla  oynaşıyordu.Kendini iyice salmıştı.Cemi düşünerek   tedirgin ama  sıcacık bir uykuya daldı….

Cem ise  bir süre onu  izledi.Ona bakmayı seviyordu.Ona baktığı anda diğer her şey aklından uçup gidiyordu.Yinede ona uzun süre bakamıyordu.Kız   ona baktığının farkına varabilirdi.Onu tedirgin etmek istemiyordu.O da      kendini  duvara bırakarak    gözlerini kapadı.Yine de  tedirgindi.Yaratıklar geri dönebilirlerdi.Bu ihtimal  aklına  geldiği anda  uykusu kaçtı.Göz kapakları ona uyumasını söylüyordu  ama  o  gözlerini açtı.Yine derin bir nefes alıp verdi.

Yaşadıkları film şeridi gibi  gözünün önünden geçiyordu.Hele en son yaptığı tam bir çılgınlıktı.Bir  an   kendini cesur hissetti.Ya  cesurum  ya  da  deliyim diye mırıldandı kendi kendine.

  Pelin onu izliyordu.Ona karşı kendini borçlu hissediyordu.Kimseye  borçlu kalmak istemezdi.Cem için   ne  yapabileceğini düşünüyordu.Çekingen bir   halde  Ceme seslendi.

-Cem,  yorgun görünüyorsun.İstersen     uyuyabilirisin.Ben  bir şey olursa uyandırırım  sizi.

-Sağol.Gerek yok.Sanırım dayanabilirim.Zaten uykusuzluğa alışığım.

-Gözlerin öyle demiyo ama.Kötü görünüyorsun.Bence biraz uyumalısın.Sana ihtiyacımız olucak..

Son  söylediği  sözden sonra Pelinin yanakları  al al oldu.Gözlerini yere doğru devirdi.Alt  dudağını   koparırcasına  ısırıyordu.İçinden kendine kızıyordu.Gözleri yerde konuşmaya devam etti.

-Şey..  Yani tabi sen bilirsin.Sadece   bi tavsiyede bulundum.Yani benim için sorun olmaz.Uykum   yok.

Cem aslında kendini çok  kötü hissediyordu.Yarım saatlik huzurlu bir uyku için her şeyini verebilirdi.(Gerçi verecek bir şeyi kalmamıştı  canından başka)Yinede  Pelinin  önerisini geri çevirdi.Erkeklik  duyguları kabarmıştı.Bu tür işler erkeklere düşer diye düşündü.

-Pelin  teşekkürler ama  gerçekten dayanabilirim.Zaten  gün doğumuna az kaldı.

Pelin kafasını sallamakla yetindi.Babasına doğru döndü.Artık ona bakmaya bile dayanamıyordu.Karşısında duran varlık  sanki babası değildi.Babasının şekline girmiş  içi boş ,ruhsuz bir varlıktı  karşısındaki.Bir değişim varmı diye  gözlerine baktı.Bir an için yeşeren umudu  aynı anda yok oldu.Bir değişim göremiyordu babasında.Aynı donuk bakışlar  , aynı surat ifadesi.Pelin kafasını  duvara yasladı.Gözlerini kapadı.Artık bıkmıştı.Olanlar tam bir çılgınlıktı.Bir  an  için   içinde ölme isteği belirdi.Zaten kafasında  bu düşünce vardı ama  artık iyice su üstüne çıkmıştı.Belki de ölmek daha iyiydi.Göz kapaklarını  iyice sıktı.Kafasından bu düşünceyi atmalıydı.İçinden aynı   cümleyi defalarca  tekrar etti.

-Her zaman  bir çıkış yolu vardır

-Her zaman  bir çıkış yolu     vardır.

-Her zaman… bir çıkış yolu vardır….

Kendini  sıkmaktan  vücudunun her tarafı kasılmıştı.Dünden beri  yaşadığı stres  yüzünden  kendini yorgun hissediyordu..Kolunu  kıpırdatacak hali yoktu.Rahatlamaya ihtiyacı vardı.Kısa bir süreliğine olsa bile    gevşemek istiyordu.Bu istekle birlikte aklına çocukluk yılları geldi.O yıllarla ilgili bi  çok güzel anı  vardı kafasında.Özellikle  ailesiyle birlikte yaptığı ilkbahar pikniklerini  çok severdi.İlkbahar aylarında   her haftasonu piknik yaparlardı.Ilık ilk bahar rüzgarını  ensesinde oynaşırken hissetti bir an.Annesinin yaptığı  ev çörekleri,  babasının  mangal başında   ter dökmesi.En ince ayrıntıları bile hatırlayabiliyordu.Nasıl unutabilirdiki.Keşke hep çocuk kalsaydım diye düşündü.Evin tek çocuğuydu.Her istediği olurdu.Hayatı boyunca hiç zorluk  yüzü görmemişti (taki düne kadar).Belki de bu yüzden çabuk pes ediyordu   sorunlar karşısında.Çok  çabuk telaşa kapılırdı.Eli ayağına dolaşırdı.Aklında bulanık düşünceler  ensesinde ilkbahar rüzgarıyla  tatlı ve bir okadar da tedirgin bir uykuya daldı…

  Cem  etrafına  şöyle bir bakındı.Herkes  uyuyordu. Hatta esra  hafif bir  şekilde  mırıldıyordu.  Hareketli birkaç saatin ardından yine  sessizliğe bürünmüştü   ortam.Kendini  yalnız hissediyordu.Aklındaki düşüncelerle ve  garip  sorularla tek başına kalmıştı.Uzun bir nefes alıp verdi.Yine annesini düşünmeye başladı.Ne zaman yalnız kalsa  o geliyordu aklına.Zavallı kadının hayatı çile içinde geçmişti.Ölümü bile acı çekerek oldu.Kalbine bıçak saplanıyordu sanki.Dudakları  titremeye başladı.Kendini tutamıyordu.Gözlerinden  hüzün  dolu    gözyaşları akıyordu.Yanaklarından aşağıya süzülmeye başlamışlardı.Cem   gözyaşlarının ılıklığını  kalbinde hissediyordu.Gözyaşları ılıktı ama  kalbini dağlıyorlardı.Hayatı   hep mutsuzluk  içinde geçmişti.İnsan küçükken pek farkına varmıyordu olanların  ama büyüdükçe  ,anladıkça  her şey çekilmez oluyordu.12  13 yaşlarındayken  babası içip içip  eve  geldiğinde  bir köşeye pısardı.Annesinin   yediği dayağı  izlerdi.Annesi fiziksel acı çekerken o da ruhunda  acıyı hissederdi.Daha oyaşlarda  babasına olan kini  ortaya çıkmıştı.Yıllar geçtikçe de öfkesi artmıştı.Arasıra onu  öldürmeyi  bile düşünürdü.İçinden  hak ettiği cezayı buldu  dedi Cem.  Gözlerini  ovuşturdu.Artık  bir şey düşünmek istemiyordu.Bu düşünceler onda kalan cılız  yaşam enerjisini de emip bitiriyordu…


     iletişim:                   immortal-x@hotmail.com

Belirtilmedi
Bu yazıya oy verin < çok iyi > < iyi > < orta > < vasat > < kötü >
 
Genç yazarlar Kulübü / Web Tasarım : Orhancam