Bir içimlik sigaranın dumanında yukselttiğim hayallerim hapseder ruhumun derinliğini,
Bitiremediğim ve bitmesini ummadığım;dünya uğraşlarının derdini,tasasını taşırım zihnimde.
Attığim taşı hiç sektiremeyi başaramadan;hep suyun dikine atmışımdır.
Ardından bir an için bulanan su karmaşıklaşan duygularımı yansıtır.Görüntü kaybolur gördüğüm sadece bulantıdır.
Su tekrar berraklaştığında tek düze işleyen dünyamın kargaşasında bulurum kendimi.
Pusulasız yola çıkan tekne misalı arayışımın son bulmasını umarım.
Ne çıkan fırtına korkutur nede o sonu olmadığı sandığım zaman aralığı.
Yolumu bulmanın hevesiyle,yolun sonuna geldiğimi anlarım.
Dertleriyle,kederiyle,uğraşıyla yıpranan gemim bu deformasyona yenik düşer.
Suyun derinliklerine bırakır kendini,batarken attığım çığlıklar,zihnimdeki feveranlar anlam getirmez.
Arayışımın hiç bitmeyeceğini farketmediğim o günlere lanet ederken anlarım hayat yolundakı tecrubesizliğimi.
Çünkü nekadar uğraşsamda, uzatılan yaşam denen kum saatini ters çevirme imkanına sahip olamam.
Son nefesimde kaybettiğim bir anım onca uğraş verdiğim dünya zamanından daha değerliymiş meğer.
Ne uğraştın diye sorsalar cevabımdan utanırım
"koskoca bir hiç".....