Genç Yazılar
Genç Hikayeler
Genç Şiirler
Genç Makaleler
Genç Fikirler
Genç Mizah
Haftanın Genç Yazısı
Genç Yazarlar Komitemiz
Üyelik İşlemleri

mail.jpg (2821 bytes)

Yazılarınızı göndermek için tıklayın

 
 
Adınız Soyadınız
E-mail Adresiniz
Arkadaşınız Adı
Arkadaşınız Email Adresi
Email in Konusu
 
Bu yazı 8.07.2010 tarihinden beri 1699 kez okunmuştur
Yazının Başlığı Yazar Adı Gönderilme Tarihi
okunmayan yaşamlar Belirtilmedi 8.07.2010
Poyraz çok sert esiyor bu gece.Ellerim donmuş,kaskatı birer parça halinde.Çok umursamıyorum,hissedemiyor
um onun ağrısını içimde.Boş ve eski bir sokağın yaşlanmış merdivenlerine oturmuş,sırtımı taşa yaslanmışım.Görenler gecenin kör karanlığında kendi bedeninden bağımsız bu genci rahatsız etmek istemiyorlarmış gibi.Zaten dert ortağımı lazımki bana.Ne içki ne sigara ne de bi başkası geçici ferahlıklardan başka bişey getiremezki.Onlara da küstüm.Şu canını sevdiğim şehrede.Hüzün bütün kaldırımlarını kaplamış.Buram buram yalnızlık kokuyor artık bana.İçim,içimde birşey var tarif edemediğim.Sebepsiz yere sıkıştırıyor kalbimi.Bir kötü anı mı,unutuldu zannedilip beyne çöken? Aslında,keşke sıyrılsam usulca şu bedenimden.Belki ağrıların arasına saklanan derdimi bulurum.Belki yorgun ruhum huzura kavuşur...Hayır,toparla kendini!.Bak üşüyorsun hala bedenin seninle birlikte.Etrafına baksana kaldırımlarda gezinen insan yığını sana yaşamı hatırlatmalı...
İç alemimde gezinirken yanıma iri yapılı,babacan bir kahveci yanaştı.bana doğru bakıp;
-Hey oğlum üşümüşsündür sen orda bea.kaçtır bakıyorum camdan acıdım doğrusu,yüreğim el vermedi orda oturmana.Gelsene kahveye.Korkma korkma çaylar benden diyerek gülümsedi.
Nedense bende gülümsedim.Kahveci gelmeden önce epeydir orada oturduğumu farketmemiştim.Israrlı bakışlarına karşın istemeye istemeye girdim kahveye.İçeriye girdiğimde ağır bir sigara kokusu ve yoğun bir duman karşıladı beni.Gerçekten üşümüştüm iliklerime kadar.Yalnız,bu adam neden bu kadar yakın davrandı ki bana.İlginç.Ortamda sıcak fakat kendini koyuvermeye elverişli değil.Nitekim kalın bıyıklı,siyah paltolu bir amca hal hatır sordu sonra sonra tipik türk insanı profiline bürünüp hayat hikayesini anlatmaya başladı.
-Hayat zor be evlat.düşmez kalkmaz bir Allah ama şurda gördüğün tüm insanlar düşmeye alıştı bilirmisin.Etrafına baksana bi.Neden bu kadar insan gecenin bi yarısı şu soğuk kış gününde sıcacık yuvaları yerine bu kahve köşelerini tercih ederki.Nedeni basit be oğul.O eve gidecek yüzleri yokki.Ne götürecekleri bir ekmekleri ne de pişirebilecekleri yemekleri var.Hepsi yoksuldur bunların.O evlere gidemezler.Kendilerine benzeyenlerin yanında olmak isterler.Acılarını azaltır.
Bu arada kahveci çayı getirdi.Adama dönüp;
-Yahu şemsettin bırak çocuğu Allah aşkına.Zaten buz kesmiş sabi bide sen şişirme çocuğun kafasını.
Bana dönerek;
-Bakma sen bu böyledir.Her gelene aynı şeyleri anlatır.Sen takılma ona yahu.İç çayını için ısınsın.
Şemsettin;
-Yahu rüstem abi ne alakası var şimdi.Ne şişirmesi çocukla muhabbet ediyoruz.Hadi işine,ne karışıyorsun bize.
-İyi be be ne halin varsa gör.Geveze!
-Neyse sen geç onu.Nerdensin ne iş yaparsın buraya neden uğradın diye sormayacağım.Zaten halinden konuşmaya niyetlide değilsin.Ama canını sıkan birşeyler var belli.
-Yok.yani var...ama bende kalsın.Başkalarına sorun gibi gelmeyebilir.Şu insanlara hiç gelmez.Yadırgarlar.Kafalarında yanıtlayamayacakları soru işaretli olur.Dışlarlar anlayacağın.
-Doğrudur.Haklısın.Dikkat ettiysen bende onlara sırtımı çevirmişim.Kahveciyi görmüyormusun.Beni geveze bellemiş.Aslında iyi adamdır.Hepsi öyle.Ama anlayışsızlar ya iyilikleri batsın bana ne fayda.
Çayımı yudumluyordum.İyi gelmişti doğrusu.Adamda iyi muhabbet ediyor.Ne yapsam kalsam mı acaba?Hayır.Derdimi içimde yaşamalı bana unutturanlardan uzaklaşmalıyım.Kimbilir bu tanımadığım amca beni dinleyecek.Belki geçici bir huzur kaplayacak yüreğimi.Ya sonra?sıcak çayım bitip soğuk rüzgarın koynuna atıldığımda aynı huzur hızlı bir şekilde göç etmeyecek mi...İri,mavi gözlerine bitkin bir şekilde baktım.İçimdeki bulantıyı anlamış olmalı.
-Oğlum seninde içinde seni esir eden bazı şeyler var biliyorum.Şu çevrendeki her insanda şu şehrin geçici kalabalığını oluşturan her insanda o bazı şeylerin kırıntıları var emin ol.Yalnızmıyızki.Görünürde öyle,ama tüm acıları kendi içlerinde yaşayan insanlar birgün yalnızlıklarının farkına varacaklar.Ve o gün birbirlerini daha iyi anlayacaklar.Sen,metin ol.
Çok anlamlıydı.Boğazım düğümlendi.Babamı hatırladım. O da hep böyle konuşurdu.İri,mavi gözleri aynı babamınki gibiydi.Ben o gözlerden hep kaçırmıştım gözlerimi.Şimdi ne çok özlüyorum...
-Ben..müsadenizi isteyeyim amca.Çok,hoştu...
Gözlerimi kaçırarak dışarıya fırladım.Sokakları hızlıca koştum birilerinden kaçarcasına.İnsanlar deli gibi bakıyorladı.Geçmişim...geçmişimi hatırladım ansızın yine.Beynimin sandıklarına kilitlemiştim oysa onları.
Rahatsız edici çok rahatsız edici...
Eski tahta bir köşk gördüm.Hemen orada durdum.Burası,küçüklüğümdeki evimize çok benziyordu.Hemen girdim içeri hışımla.Yıkık,dökük ve viraneydi.Dışarıya baktım.Ailem gözlerimin önünde canlandı birden.Kızkardeşim,babam ,annem kartopu oynuyorlardı.Hafifçe yaklaştım.Elimi cama götürdüm.Görüntü dağıldı,yokoldu...
Olduğum yere çöktüm.Ağlıyordum hıçkırarak.Sesim,odanın tüm akislerinde dalgalanıyordu.Eski merdivenler,kahveci,iri mavi gözlü adam,sokaktaki insan bakışları birbir geçti gözümün önünden.Büzüldüm içime doğru.Yavaşça,usulca...Gözlerim akan kanımı görünce bi not yazdım kısaca,buruşmuş bir kağıt parçasına...
''Olmayı veya olmamayı tercih etmek bu kadar zor değildi.Şu gördüğünüz ceset,sizlere birşeyleri haykırmak isterdi.

Yalnızız heyhat!
Hemde çok...''
İlhan Kaan Vuraler
 
Genç yazarlar Kulübü / Web Tasarım : Orhancam