| |
 |
|
|
Bu yazı 13.08.2009
tarihinden
beri
353
kez okunmuştur |
| Yazının
Başlığı |
Yazar
Adı |
Gönderilme
Tarihi |
|
Belirtilmedi |
Belirtilmedi |
13.08.2009 |
|
sonunda oradaydı. Kimsenin cesaretinin sınırlarını zorlamayı deneyip bir türlü gidemediği yerdeydi. Çünkü orası haddini aşmış, çok fazla talihsiz olayın başlamasına yol aşmıştı. Bu delide kim sizce ?
Yeni bir kurban mı dersiniz yoksa bir budalamı ? çünkü o yere giren bir daha çıkamamıştı. O buram buram ölüm kokan yerde, duvarların bile bilinç altınızı yansıttığı yerde ne işi vardı ki ?
Adamın solukları boş koridorda yankılanıyordu. İlerisi gözükmüyor kuyu misali ona aşa iniyormuş hissi veriyordu. Ama o aptallığını yaptı o ölüm kuyusuna yürüdü. Tek gördüğü telaşla kendisinin hareketinden dolayı kaçan bir fare olduğunu sandı ama ileride bir yüzün ona baktığını asla inkar edemezdi. Artık korku onu sarmış her tarafından iğne batırılıyormuş hissi veriyordu ona… bu kadar ileri gitti geri dönmelimiydi ? yoksa ebediyen ölmelimiydi? Evet evet o öleceğini hissetmiş ti . neden kaçmasın ki? Neden sadece küçük bir macera yaşadım havası verip dışarıda ki insanlara katılmasın ki? Evet oda böyle düşündü. Ama çok geç , artık o yüzün kolları ayakları ve gövdesi belirmişti. Hiç yolundan sapmadan adama doğru ilerliyordu tıpkı gözleri gibi…
Devamı var... Deneme (Bana nasıl olduğumu yansıtmanız dileği ile)
M.Furkan UTKULUER
|
|
|
|